|
Tweet |
Yıllardır muhalefetin iktidarı ve iktidar belediyelerini yolsuzluk, adaletsizlik ve hukuksuzluk iddiaları üzerinden eleştirdiğini hatırlatan Aydın, benzer iddialar muhalefetin yönettiği alanlarda gündeme geldiğinde ise savunma refleksiyle karşılandığını belirtti.
Aydın, “Eleştirilen yanlışlar başkasına aitken yüksek sesle dile getiriliyor; sıra kendilerine geldiğinde ise aynı yanlışlar meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Asıl sorun tam da burada başlıyor” dedi.
Siyasette en büyük eksikliğin tutarlılık olduğuna dikkat çeken Aydın, adalet ve hukuk söylemlerinin siyasi konjonktüre göre şekillendirilemeyeceğini vurguladı.
“Adalet, bir gün herkese lazım olan evrensel bir değerdir. Bugün hak olanın yarın yasak, bugün yanlış olanın yarın normal sayıldığı bir düzen sürdürülemez” ifadelerini kullandı.
Son dönemde Türkiye’de yaşanan yargı tartışmalarına da değinen Aydın, kamuoyunun yeterince ikna edilmediğini ve süreçlerin şeffaf yürütülmediğini dile getirdi.
“Ortaya atılan iddialar toplumda ciddi algılar oluşturuyor; ancak sonrasında paylaşılan belgelerle bu iddiaların örtüşmediği görülüyor. Bu durum ne iktidarı ne de muhalefeti aklıyor; yalnızca toplumdaki güven duygusunu zedeliyor” şeklinde konuştu.
Siyasetin geldiği noktada her eleştirinin taraf seçmek gibi algılanmasının başlı başına bir sorun olduğunu belirten Aydın, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“İktidarı eleştirince muhalif, muhalefeti eleştirince iktidar yanlısı ilan ediliyorsunuz. Oysa bizim durduğumuz yer nettir: Yanlış, kim yaparsa yapsın yanlıştır.”