|
Tweet |
TÜRK DEVLETLERİ BİRLİĞİ STRATEJİK BİR ADIMDIR
Kıraç, Türk Devletleri Birliği’nin önemine dikkat çekerek, bu yapı üzerinden yürütülen çalışmaların Türkiye’nin Asya merkezli açılımının temel ayaklarından biri olduğunu ifade etti. Türkiye’nin yalnızca Batı’ya değil, Türk dünyasına ve Asya’ya uzanan çok boyutlu bir strateji izlediğini belirtti.
NATO İÇİNDE AMA BAĞIMSIZ VE KARARLI
Türkiye’nin NATO üyesi olmasına rağmen kendi ulusal çıkarlarını önceleyen bağımsız kararlar alabildiğini vurgulayan Kıraç, “Türkiye bir yandan NATO misyonlarında yer alırken, diğer yandan gerektiğinde veto hakkını kullanabilen bir ülkedir. Güçlü devletler bu şekilde hareket eder” dedi.
UKRAYNA KRİZİNDE DENGEYİ TÜRKİYE SAĞLADI
Ukrayna savaşı sürecinde Türkiye’nin izlediği politikanın Avrupa açısından hayati olduğunu belirten Kıraç, şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye, Ukrayna’ya destek verirken aynı anda Rusya ile ilişkileri koparmadı. Tahıl koridoru sayesinde Avrupa’nın aç kalmasının önüne geçildi. Enerji akışlarıyla da Avrupa’nın donmaması sağlandı. Bu dengeyi kurabilen tek ülke Türkiye oldu.”
EKONOMİK KAZANIM VE STRATEJİK AKIL
Kıraç, Türkiye’nin bu süreçte yalnızca arabuluculuk yapmadığını, aynı zamanda kendi ekonomik çıkarlarını da koruduğunu ifade etti. “Tahıl ve enerji geçişlerinde Türkiye, ekonomik anlamda da kendi lehine bir denge kurmayı başardı. Bu, doğru bir devlet politikasıdır” dedi.
TÜRKİYE ARTIK SADECE DENGE UNSURU DEĞİL, BİR KUTUP
Çok kutuplu dünya düzeninde Türkiye’nin pasif bir aktör olmadığını vurgulayan Kıraç, “Türkiye bugün denge kuran bir ülke olmanın ötesine geçmiş, kendi başına bir kutup olma yolunda ilerlemektedir” ifadelerini kullandı.
BU SÜREÇ DEVLET AKLIYLA SÜRDÜRÜLMELİ
Bu politikaların kalıcı olabilmesi için istikrarlı ve kurumsal bir devlet anlayışının şart olduğunu belirten Kıraç, iç siyasette ayrıştırıcı değil bütünleştirici bir dilin benimsenmesi gerektiğini söyledi.
ALT KİMLİK–ÜST KİMLİK TARTIŞMALARI GEREKSİZDİR
Toplumsal birlik mesajı veren Kıraç, “Alt kimlik, üst kimlik tartışmalarına gerek yok. Hepimiz bu ülkenin sınırları içinde yaşıyoruz, aynı kaptan yemek yiyoruz. Güçlü Türkiye ancak ortak aidiyetle mümkündür” dedi.